Bu Blogda Ara

14 Ocak 2014 Salı

Gelecekteki benden sana not..

Masada boş rakı bardağını aradı gözleri.. Bulamayınca fark etti akşamdan kalma çay bardağındaki rakı kokusunu.. Zaman bile işlerini ağır alırken benim ne acelem var ki diyerek iç geçirdi.. Odasına günlerdir güneş girmiyordu herhalde.. Sağa sola çarparak perdeleri araladı.. Eski bir radyo, onlarca kitap, olur da bir gün bozulursa yalnızlığı diyerek iki kişilik yatağı ve sallanan sandalyesi dışında pek mal varlığı olmayan bu adam elini eteğini çekmişti her şeyden.. Eskiden sevdiği kızı hatırladı.. Hala seviyordu ha gerçi de.. Bundan beş on sene öncesine kadar henüz hala umut varken belki okur diye ona yazılar yazıyordu.. Hayalleri çok sadeydi her daim.. Değişmedi fazla ve değiştirmeye de çalışmadı hiçbir şeyi.. Aynılık onu standartlaştırmıştı ama o bunu bile seviyordu.. Sakalları uzamıştı bir de..

Ne vardı değişen bu kadar peki? Bugünü özel kılan neydi.. Ya da ne düşünmüştü.. Ölümlü dünya şen şakrak dönerken o mutlu olmak için tek bir sebep dahi bulamıyordu.. Çözüm belliydi aslında.. Tek taraflı platonik aşkı bırakıp o aşkı amiyane bir tabirle çiftleştirmek.. Numarası, çalıştığı yer, ailevi durumu, sıkıntıları, dertleri, mutlulukları.. Her şeyini biliyordu ceylan gözlü sevdiğinin..

Kalktı ayağa.. Dağılmış çarşafın üstünden uzanarak telefonunu eline aldı.. Numarasını çevirdi onun.. Aramayı, konuşmayı, sesini duymayı bırak nefesini duysa eli ayağı titrerdi.. Ama gönül bu mesafe dinlemiyordu ki.. Dayanamayarak bekledi telefonunun çalışını.. 30-35 saniye süren telefonun çalışı ona saatler aylar gibi geliyordu.. Geçmek bilmiyordu sanki telefonun çalışı..

Cevap verdi karşıdaki buğulu ses.. Sesi titreyerek cevap verdi telefona.. Alo’dan başka bir şey diyemedi.. Utanmadan veya çekinmeden dolayı oluyordu bu.. Kim bilir görse neler olurdu ki? Yere yığılır kalırdı herhalde.. Uzandı yatağa.. Tek sırdaşı olan tavana baktı baktı baktııı… “Dilin olsa da konuşsan be tavan.. Ne yalnızlıklar yaşadım da bir sen bildin bir de içtiklerim…”

İç çekerek bir tane daha yaktı.. Paket bitmek üzereydi.. Bari dışarı çıkmak için sebep olsun diyerek paketi bitirmek için son dalı da içip şehrin en yalnız yeri olan sokağa karıştı.. Belki bulurdu burada kendisini kendisinin istediği gibi anlayacak birisini…



Not: 30 Days Left #Bitch..
Not 2: Ben yazmayı bırakmadım paylaşmayı bıraktım dostlar.. Bi gönderme yapayım dedim bi Allahın kulu da anlamadı.. Yazıklar olsun.. Azıcık pozitif olun hem, benim yazmayı bırakmam büyük bir sorun teşkil etmese gerek.. Neyse sakinim.. Okuyası gelen blog'a girip gene okur değ mi? Hadi Eyvole..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder