Birazdan
mutlu olacağız.. Hele bi şu gün ağarsında.. Rengine feda olunası güzeller
güzeli gözlerin de açıldı mı eksiksiz mutluluk sarar her yanımızı.. Kuşlar
güzel sesine konup seni dinler belki.. Kafesde yaşamayı unutmuşçasına seninle
özgürlüğe doğru kanat çırparlar onlar..
İstemsizce
nerde bir gülümseme görsem sen gelirsin aklıma da benim.. Beraber
gülüşmelerimiz gelir gözümün önüne, hüzünlenirim.. Yemyeşil yosunlu bir kayanın
dibinde seni bekler dururum gelene kadar.. Bir martı kanadı misali gelir alırsın
belki o kayadan da gideriz uzaklara beraber.. Güneş batışını izleriz.. O
battıkça biz de doldururuz birer kadeh daha sessizce devam ederiz.. Usul usul
“bardaktaki” rengini değiştirsin diye yağmur yağmasını bekleriz.. Bir vapur
bacasında tüteriz izmarit misali.. Ufukta geleni olmayıp da bekletilen
beklenenlere selam çakarız.. Hatta al ben eski bir dosta selam çakayım da gör
nasıl yapılır.. Birafm e selam olsun.. Eyvole herşey için..
Neyse
konuyu fazla dağıtmayayım.. Ne diyorduk.. Ha sen.. Senle nasıl buluşacağız
muhabbeti ediyorduk.. Ben buluşmasak da sevmeye devam ederim seni.. Ben bir tek
seni severim diyorum da aslında o iş öyle değil.. O açıdan sadece seni sevdim
eyvallah ama başka sevdiklerim de var.. Edipler var, Cemaller var, Neşetler,
Ahmetler, Muhsinler var.. Sezenler, Müzeyyenler, Selmalar, Zekiler var.. Var
oğlu var anasını satayım.. Bu
sevdiklerimle senin farkın sana körü körüne bağlandım kaldım.. Ama
onlara değil.. Mesela Edip Canseveri çok sevsem de bir noktada katılmıyorum
ona.. Bence yalnızlık sevmeyi bilmeyenlerin değil sevilmesini bilmeyenlerin
icadı.. Ama sana katılmamazlık da edemiyorum.. Her dediğin kelam sanki kural
gibi geliyor kulağıma.. Uymak zorundaymışımcasına..
Aaaah
ah.. Az biraz susmayı becerebilseydi şu gönlüm her şey daha farklı olabilirdi
de.. Olmadı işte.. Olacağı yok demek ki napayım.. Suskunluk soluk gibidir
derler.. Farkında olmaz çoğu zaman insan yaptığının.. Ama içten içe pek çok
derdine, onu üzenlere ve belki de en acısı “dost sahteliklerine” susar..
Kalender olmak gerek bu susmalara dayanmak için.. Kalenderlik abidesi Neşet
babanın dediği gibi “Evvelim sen oldun
ahirim sensin”.. Dur ya kafam karıştı nerden geldi konu ona.. Ha, arka planda
türkü çalıyomuş pardon..
Neyse
ya sıkıldım artık.. Ben çay koyacam isteyen var mı? Tekrar görüşeceğimiz vakit
gelene kadar mutsuz kal da pişman ol emi beni sevmediğine.. Ben mi ne yapacam o
ana kadar?
Dedim
ya birazdan mutlu olacağız.. Birazdan..
Not: 41 Days Left #Bitch..
Not 2: Bir iki gün önce "üstadlık" mevkisi yazıldı haneme.. Aman efendim estağfurullah kalemden gönüle akanlar tükenmedikçe devam bu işe ama şımartmayın beni nolur :)
Not 3: O kadar yazıyorum da bir Allah'ın kulu da sormadı #bitch ne diye.. ( Kelime anlamını değil manasını)..
Oğlum manyak mısınız lan niye seviyonuz birini.. Mal mısınız ya.. Çok sinirlendim yine..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder